Aydın Boysan’ı bilirsiniz. Mimar ve gazeteci ünvanına sahip epey emektar bir Akademisyendir. Farklı bir yüzü daha vardır Boysan’ın. Rakı ile ismi anılan ender isimlerden biridir. Rakı nasıl içilir, rakı adabı nasıldır gibi sorulara google amcanın verdiği cevaplar arasında hep Aydın Boysan vardır.
Vodafone’un reklamında “Eski Ramazan Sohbetleri” temasını işliyor Aydın Boysan. Reklamda kullanılan mesaj gayet normal ve hatta başarılı. Seçilen yer, seçilen unsurlar kelimeler de konsepte gayet uygun. Ancak bir sıkıntı var. Reklamın unsurları vardır herkesçe bilinen, hedef kitlenin kim olduğu ve ürünün kime hizmet ettiği. Ürün gsm hizmeti, hedef kitle ise
-Türkiye’de Ramazan Sohbetleri’nin tadını almı ve hasretini duyan kişiler,
-Ramazan Sohbetleri mesajıyla sevdiği yakınlarını (özellikle yaşlıları) araması beklenen gençler.
Şimdi iki hedef kitleye kısaca bakıp devam edelim. Birinci hedef kitlemiz Ramazan Sohbetleri’nin tadını almış kimseler. Yani eski Ramazanları bilenler, yani büyük çoğunlukla oruç tutan, sahura kadar oturan, iftarlara birbirine giden insanlar. Hülasa muhafazakar insanlar (çoğunlukla). Medyada çıkan tepkilerin çok büyük bir kısmı da kendisini muhafazakar olarak tanımlayan insanlardan geldi. Şikayetlerde Aydın Boysan yoktu bireysel olarak, problem rakı ile özdeşleşmiş birisinin Ramazan Ayı’nda sohbet konseptiyle çıkar amaçlı kullanılmasıydı. Yani içki Ramazan Ayı’na uymazdı, Aydın Boysan’da Ramazan Sohbetleri’ne uymadı. Yani muhafazakar kesim bu reklamdan haz almadı ve dolayısıyla ürün olan hizmetten faydalanma noktasında herhangi bir hareket reklam diliyle action (AIDA’nın son halkası, Attend, Interest, Desire, Action) söz konusu olmayacaktı.
Diğer hedef kitle ise en değişken olan kitle. Ve “Ramazan Sohbetleri “ konseptinden etkilenme ihtimali en az olan kesim. Hedef kitle yanlış mı ? Değil ama bu hedef kitle zaten ikincil hedef kitle olarak reklama yerleştirilmiş. Ancak gençlerin tamamen sms’e meyli olduğunu düşünürsek içinde “arama” içeren yaklaşımlardan çok da etkilenmediği aşikar.
Ramazan Ayı özel günler bakımından birçok firmanın vazgeçilmez fırsatlarından. Kapitalizm’in ürünü olan 14 Şubat, Anneler Günü, Babalar günü gibi çıkar amaçlı ( çıkışları öyle olmasa bile sonradan çıkar amacına uygun hale getirildi) kullanılan özel günlerden başka önlerine sunulan müthiş bir fırsattı. İnsanlara pazarlanmalıydı bu. Özellikle içecek firmaları bunu kullanır oldu. Uludağ Gazoz bir hafta önce bikinili genç kızlarla reklam yaparken bir hafta sonra ney sesiyle reklam yaptı. Bunu profesyonellikle açıklayabiliriz ama yine de tartışılmaya açık bir konu.
Ramazan Şenliklerine gelince, artık tamamen çığrığından çıktı ve insanları ilçelerden ilçelere göç etmek zorunda bırakan bir eğlence halini aldı. Kullanılan enstrümanların hiçbirinin islamiyetle ve Ramazan Ayı ile alakası yok. Halkın bu tarz eğlenceleri ise tamamen Ramazan Ayı’ndan bağımsız olarak “öylesine vakit geçirme” olarak gördüğü ise ayan beyan ortada. Hatta daha da arsızları “deli kızlar var la” diyecek kadar amacından uzak bir şekilde kullanıyor bu ortamları.
Sonuç itibariyle Vodafone’nun reklamındaki tutarsızlıkta farklı amaçlar da düşünülmüş olabilir, zıtlık amacı güdülmüş olabilir ama benim gözümde para kaybından başka bir şey değil. Hele ki Ramazan Ayı için böyle bir kişiliğin kullanılmış olması beni fazlasıyla irrite etti.
Ramazan Şenlikleri de yeni bir eğlence alanı; ama Ramazan Ayı ile alakası yok. Şenlik deyip geçsinler yeterli.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder