simsiyah bir bulut düşünün.
rengini hiç kaybetmeyen ama çok da güçlü bir beyazı var içinde.
hani gece veya gündüz onu ne zaman görseniz kaybolacağınız.
içine girseniz simsiyah ve bembeyaz kalacağınız bir bulut.
baktıkça sizi saran, sizin de sarılmak istediğiniz bir rüya.
hayallerin gök kuşağı sanki, rengarenk gibi ama iki renk.
ölümle yaşam arasındaki çizgi gibi birlikteliği.
o berraklık, siyahtaki beyazlık, beyazdaki derinlik.
yok olmak, denizdeki kum, havadaki nefes gibi.
yok olmak, rüzgardaki ses, güneşteki ışık gibi.
hissetmek en yüce duyguları, yaratılmışlığın amacını.
anlamak en saf, en zarif hislerin dünyasını.
yaşamak aşkın en karışık ve en saf halini.
adamak, adamayı istemek ömrünün tüm zerrelerini.
ummak, onu mutlu etmeyi, onun için yaşamayı.
onu çok sevmek.
onu çok istemek.
kimse olmasın, ondan, onun varlığından gülüşünden başka.
onu her şeyden çok istemek.
simsiyah bir bulut düşünün, beyazın ona aşık olduğunu.
ama mahcup bir halde, beni de alır mısın gönlüne dercesine.
işte o siyahtaki beyaz bulut olmak, en büyük dileğim.
siyah bulutum, beyazın olabilir miyim?
çok güzel bir yorum...
YanıtlaSil