Örgütlerimiz var bizim. Mahallemizde hafiften başlattığımız
kimi zaman okulda kümelendiğimiz örgütlerimiz. Mesela eşinden boşanmış bir dul
ablamızı mahallede dışlama örgütü.
Onu yaftalama konusunda uzman eğitimlerinden faydalanmış mahallenin dışlama
örgütü, böyle çok bilenden başlayıp çok görmüşlerle devam eden.
Köyden gelmiş hafifçe ter kokan roll-on nedir bilmeyen amcam
ve ailesi var mesela. Garibimin bildiği ter kokusudur köy yerinde, hafiften
koyun ve tezek tabi bir de. Bilmez nasıl yaşanır şehir de, ama bilir nasıldır
paylaşıvermek, tarlanın ortasında ortakça içilen çorba gibi ramazanda tek tas
çorbadan bütün misafirleri doyurmak. Ama örgütümüz var bizim, kendinden
olmayanı farklı görme örgütü. Sahiplenme ve sindirme özürlü, “ıyy anne bunlar
iyyrenç ama” sloganına sahip yeni yetmelerden müteşekkil mango yıldızları
süslemeli. Hadi be nerde demeyin, bakıverin ve kulak verin şöyle hafiften gece
kondu mahallelerinden geçen dolmuşlara binen afife ve anjelik’lere.
Nefret konusunda Afrikalı vatandaşların, yıllarca kanını
emmiş beyazlara karşı hissettiği nefretle nascar’da yarışacak örgütümüz var bizim.
Mottoları “aaa bu çocuk aleviymiş” olan. Böyle bir onlar dini bütün bu ülkede,
bir onlara indirilmiş kitab-ı kerim, bir onların bu dünya yer gök sema arz. “Onla
oynayamayacaksın onlar pis” yavrucuğum diyen cahil cühela annelerden oluşan bir
örgüt bu. Babalar nispeten daha soft biraz “gardaşlık kanından” mütevellit, ama
görüverdi mi onları ibadet mekanlarına giderken tüylerini tarıyor daha da
dikleşsin diye. İneklere tapan bir ülkenin malını alabilirken, hatta bazıları
onlarla hemhal olup alışveriş yaparken, burada kendi topraklarının fetih ve
fedasına neslini ve kanını vermişlere kolunu ısıran akrebe bakar gibi bakıyor. “Yaradılanı
kendindense sev ancak” felsefesine sahip bu örgütün adı da, “Ya bizden ol ya
öteki” örgütü.
İmam-ı Azam görseydi bunları, ilmini unutmak ister,
kitaplarını yakmak isterdi böylesi nesebi bozukların ilminden faydalanmasından
korktuğu için. Bir çingeneden köpeklerin ne zaman ergenliğe girdiğini
öğrenmesine istinaden onu ne zaman görse saygısından ayağa kalkardı çünkü vakti
zamanında.
Örgütlerimiz var bizim, böyle kımıl kımıl, insanın içini
iştahını kabartıyor. Suskun kalma, sen de bizden ol ki namın yürüsün
felsefesiyle halı saha maçına adam toplar gibi taraftar toplayan.
Örgütlerimiz var bizim, damarlarımızdaki asil kanın içine
tarifi bulunmaz pislikler bulaştıran, kendi cahilce zihninde oluşturduğu
senaryolara oyuncu arayan, kolayca bulan ve figuransınız ya da yoksunuz
tehdidiyle onları kul köle yapıp üç beş dünyalık tenekeye gelmiş-geleceğini
satın alan, örgüt liderleri. Medyacılar, siyasiciler, evet evet siyasiciler
böyle simitçi gibim. Siyaseti meslek şeklinde icra eden. Kanaat önderleri. Ne
önderler ama, kanaat kelimesi ne kadar manidarsa onlar o kadar anlamsız.
Örgütlerimiz var bizim, bazen çok kalabalık bazen tek
kişilik, bazen bir ülke, genel de nefret duyguları kabardıkça sayımız artıveriyor
o örgütlerde.
Ha bir de PKK var, ona başlamadık bile.
Abi ona başlama istersen o zaten...
YanıtlaSilSevdiklerimiz var bizim, kar topunu hiç tanımadıklarına atarken sevgiyi kar topu yapıp suratımıza atmasını bilmeyen! Abi çok güzel bi yazı.yeni ulaşabildim :)
YanıtlaSil